1 Mayıs 2013 Çarşamba

Gördün mü! Ya o iyilik ve doğruluk üzere ise?!


Bismillahirrahmanirrahim
أَرَأَيْتَ إِن كَانَ عَلَى الْهُدَى
E reeyte in kâne alel hudâ.
Kuran-ı Kerim, AlakSuresi (96) 11. Ayet

Kuran-ı Kerim, Alak Suresi 11. Ayetinde Allah kime hitap etmiştir? Yasaklayana mı, yasaklanana mı? Elmalılı iki durumu da düşünerek ayeti şöyle tefsir etmiştir:
“Baksana. Yani bak, gör, düşün bil de haber ver, bakalım ne dersin? “Ya o kul doğru yolda olur, yahut kötülüklerden sakınmayı emrederse”. Bu şart cümlesi olduğu için cevabı hazfedilmiştir. Fiillerindeki gizli zamirler “abd=(kul)a da, yasaklayana da ait olabilir. Ve ona göre hitabı da onun karşılığına yönelik olur. Kula ait olduğu takdirde hitap, yasaklayana çevrilmekle telvin edilmiş olur ki bu daha nüktelidir. Mânâ şu olur: “Düşünsene! Ey namaz kılan bir kulu alıkoyan azgın insan! Eğer o kul hidayet, doğruluk, hak üzere gitse yahut onunla beraber daha yükselerek diğerlerine de takva ile, Allah’tan korkup fenalıktan sakınmakla emretse ne olur? Fena mı olur?  Sen onu Allah’ın iyi, kötü her şeyi gördüğünü bilmez de senin yasağını dinler mi sanıyorsun?” Zamir yasaklayana ait olduğu takdirde ise hitap, yine önceki üsluba uygun olarak kula yönelik olup mânâ şu olur: “Ey o okumakla emredilip de namaz kılan kul! Ey Muhammed! O namazdan alıkoyan bu azgın insanı gördün ha, şimdi şunu bir düşün: Eğer öyle azgınlık etmeyip de hakk ve hidayet üzere gitse, yahut namazdan alıkoyacağına Allah korkusu ile korunmayı emretse ne iyi olurdu. O hâlâ Allah’ın görüyor olduğunu bilmedi değil mi?” (1)
Birçok müfessir hitabın peygamberimize olduğunu önceki ayetlerden hareketle yazmaktadır.
“Gördün mü” burada da soru anlamından çok, konuya dikkat çekmek, hayret ve kınamak anlamlarında kullanılmıştır. Hitabın herkese de olabileceğini düşünerek dersler çıkarmalıyız.
“Öyle anlaşılıyor ki, burada her insaflı insan muhatap kabul edilmiştir. Onlara şöyle sorulmaktadır: Allah’a ibadet eden kullara engel olan o kişinin hareketini gördünüz mü? İnsanları Allah’tan korkutan, onların kötü işlerine engel olmaya çalışan kulun doğru yolda olmadığını ne biliyorsun? Bu kişi Hak’kı yalanlayarak ona karşı koymakta ve onu yalanlamaktadır. Bu ne biçim bir harekettir? Bu kul (Rasulullah) iyi işler yapmaktadır. Diğeri ise Hakkı yalanlayarak yüz çevirmektedir. Eğer Allah (c.c.) dilese bu şahıs bu tutumlarını sürdürebilir mi? Burada zalimin zulmünü ve mazlumun mazlumiyetini Allah’ın gördüğü belirtilerek şu sonuca varılmıştır: Zalim cezalandırılacak ve zulme uğrayana da yardım edilecektir.”(2)
Kur’an’ın kimi muhatap aldığı konusunda kafa karıştırılmamalı. Prof. Dr. Osman Eskicioğlu’nun da belirttiği gibi “Kuran-ı Kerimi kim okursa muhatap odur.”(3)
     Özetle, engelleyici olmamak; engelleyicilere de boyun eğmemek gerekir. Allah’ın her an bizleri gördüğünü bilerek ve düşünerek hareket edilmelidir.

     Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli, 15. 02. 2013
---------------------
1.      Elmalılı M. Hamdi Yazır, Kuran-ı Kerim Tefsiri, http://www.kuranikerim.com/telmalili/alak.htm
3.      Prof. Dr. Osman Eskicioğlu, http://www.enfal.de/KURANIN%20ANLASILMASI.pdf


  ******************************************
*******************************************

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder