17 Haziran 2013 Pazartesi

Hayır, hayır! Biz mahrum edilenleriz.


Bismillahirrahmanirrahim
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
Bel nahnu mahrûmûn(mahrûmûne).
Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi (68) 27. Ayet

Elmalılı Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi 26 ve 27. Ayetlerini birlikte açıklamaktadır:

“İşte şu şaşkınlık, şu yoksunluk, şu pişmanlık oldu: "Fakat bahçeyi gördüklerinde, biz her halde yanlış gelmişiz, yok, biz mahrum edilmişiz dediler".

Böyle şaşırdılar önce yalnız yollarını şaşırdıklarına hükmettiler, sonra da cezaya uğradıklarına, engel olmak istedikleri yoksullardan ziyade yoksun bırakıldıklarına hükmettiler. Hayal kırıklığı ile o andan ve gelecekten bütün ümidi kesip ümitsizliğe düştüler. Eğer içlerinde aklı erer ölçülü davranan bir kişi bulunmasa idi o ümitsizlik içinde kalacaklar, o yoksunlukla inleyip gideceklerdi. Lakin içlerinde, önceden görüşünü açıklaması istenmemiş bir ortancaları, yani aralarında aklı erer, hakkı bilir, zorbalığı sevmez, bela karşısında şaşırıvermez, ölçülü davranan birisi vardı.” (1)

Kutub da bahçe sahiplerinin ruh hallerine değinmektedir:

“…Şimdi de başkalarına tuzak kurmanın, gizli planlar tasarlamanın, eldeki nimetlerden dolayı şımarıp yoksulların payına el koymanın elem verici akıbetini tadıyorlarken, aralarında en ılımlı, en akıllı ve en iyi olanı öne atılıyor…” (2)

Özetle zenginliklerinin yalnız kendi çabalarıyla olduğunu zannedip şımaranlar ve yoksullara karşı görevlerini unutarak onlardan gizli planlar yapanlar üzülmeye mahkümdür, onları elem verici sonuçlar beklemektedir.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli
------------------------
1.       Yazır, Elmalı’lı Muhammed Hamdi;  Hak Dini Kur’an Dili; http://www.kuranikerim.com/telmalili/kalem.htm
2.       Prof. Dr. Kutub, Seyyid; Fizilal’il Kur’an,

******************************************

*************************************

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder