17 Haziran 2013 Pazartesi

Hey! Bugün oraya bir yoksul girip yanınıza gelmesin!



       Bismillahirrahmanirrahim
       أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌ
       En lâ yedhulennehel yevme aleykum miskîn(miskînun).
       Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi (68) 24. Ayet

Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi  24. Ayetini Elmalı şöyle açıklıyor:

“Sakın, bugün üzerinize bir yoksul sokulmasın diyorlardı. Hiç düşünmüyorlardı ki dün birbirleriyle sözleşirken birbirlerinin gönüllerini ancak yemin ederek rahatlatabiliyorlar, biricik güvenceyi onda buluyorlar, ondan kuvvet alıyorlar, ortaklık ve toplumlarını onunla kurabiliyorlardı. O bağ ve ekine ve onun ürünlerini toplamaya nail olabilirlerse yine bu sayede nail olabileceklerdi. Düşünmeleri gerekirdi ki o bağ ve ürün, kendilerinden önce onu onlara veren ve onlar uyurken onu gözetecek olan Allah'ındır. Onda bir Allah hakkı, Allah'ın yoksul kullarının nice hakları vardır. O yoksulları gözetmek, bu iyiliği bilme alâmeti olmak üzere Allah için onlara efendilik etmek, hem o bağı bozmaya giderlerken öyle despotça hareket etmeyip mümkün olabildiği kadar onlardan bir kısmına da yararlanma imkânı vermek, hırs ve zorbalıkla bağlarına düşman çoğaltacaklarına ona gözleri takılabilecek olan fakirleri, babaları zamanında olduğu gibi az çok gözeterek hayırlarını isteyen duacılar, bekçiler yetiştirmek ve bunun kendileri için bir görev olduğunu unutmamak gerekirdi. Oysa onlar uykuda iken bağın ne olduğunu, ne duruma geldiğini hiç hesaba katmıyarak fırlamışlar, "Sakın yanınıza bir fakir sokulmasın." diyerek, bunu da kimse işitmesin diye seslerini dahi kıskanır bir şekilde fısıl fısıl, mızıl mızıl birbirlerine uyarıda bulunarak hızla gidiyorlardı.” (1)

Hakkı Yılmaz, Kalem Suresi 21 – 24. Ayetlerini birlikte değerlendirmektedir:

“Kur'ân'ın daha ilk günden üzerinde durduğu ana ilkelerden biri de miskine / yoksula iş, güç ve yiyecek temin edilmesidir. Bu ilkenin kalplere yerleştirilmesi bağlamında bahçe sahiplerinin tutumu ele alınmakta, bu simge kişilerin sosyal adalet açısından kötü bir zihniyete sahip oldukları ve büyük bir suç işledikleri beyan edilmektedir.

Zenginliğin en büyük tehlikelerinden birisi de malını kıskanmaktır. Yoksulların zenginler için bir kurtuluş vesilesi olduğunun unutulması, yoksulların ellerindekinden kolayca vazgeçebilmelerine karşılık zenginlerin mallarına sıkı sıkıya sarılmaları birçok anlatının konusu olmuştur. Anlatılar bir kenara, Kur'ân'ın bu konudaki duyarlılığını iyi değerlendirmek gerekmektedir. Zekât ibadeti, Allah'ın bizim için öngördüğü yaşam biçiminin en önemli eylemlerinden biridir. Sosyal hayatın herkesçe bilinen bir gerçeğidir ki, toplumun kimi üyeleri diğerlerine göre maddeten daha üstün bir durumda bulunurlar. Ekonomik bakımdan güçlü olanlar, ellerindekileri Rablerinin verdiği nimetler olarak görüp bu nimetlerde yoksulların da payı olduğunu hatırlamalı, ellerindeki imkânlardan yoksulları da yararlandırmayı asla ihmal etmemelidirler. Yüce Allah, malca üstün kıldığı kullarına ellerindeki varlıklardan yoksullar için de pay ayırmalarına hükmetmiştir. Konuyla ilgili daha detaylı bilgi Fecr, Duha ve Mâûn Sûrelerinde verilecektir.” (2)

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli
---------------------
1.       Yazır, Elmalı’lı Muhammed Hamdi;  Hak Dini Kur’an Dili;, http://www.kuranikerim.com/telmalili/kalem.htm
2.       Yılmaz, Hakkı ; İşte Kur’an, http://www.istekuran.com/index.php?page=kalem


******************************************
*************************************

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder