16 Haziran 2013 Pazar

Hiçbir istisna tanımıyorlardı.


      Bismillahirrahmanirrahim

وَلَا يَسْتَثْنُونَ     
      Ve lâ yestesnûn(yestesnûne).
      Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi (68) 18. Ayet

Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi  18. Ayetini Bilmen şöyle tefsir ediyor:

“Bu bostan sahipleri, mahsulâtı toplayacaklarına dair yemin ediyorlardı, fakat (bir istisnada da bulunmuyorlardı) Yâni: İnşallah demiyorlardı. Şüphe yok ki: Cenab-ı Hak dilemedikçe hiçbir kimse bir şey yapamaz, bir şeye muvaffak olamaz. Bütün muvaffakiyetleri Allah-ü Teâlâ'dan niyaz etmelidir. İlâhî takdirin de nasıl tecellî edeceğini bilemediğimiz için yapmak istediklerimiz şeyler hakkında "Allâh-ü Teâlâ dilerse yapacağız" demelidir. Kat'î surette yemîn eder de sonra o şeyi yapamaz isek günahkâr oluruz, yemîn keffaretinde bulunmamız icabeder. Gayr-i meşru bir şeyi yapmak için yemîn etmek ise asla câiz değildir, cezayı gerektirir.” (1)

“Sual: İnşallah ne demektir, önemi nedir?
Cevap:
İnşallah, Allahü teâlâ dilerse olur manasına, bütün işlerini Allah-ü Teâlânın dilemesine havale etmek için söylenen sözdür.

Allah-ü Teâlânın huzurunda itaat edenlerden olmak için, her işte inşallah demelidir! Hadis-i şerifte, “İnsanlar için, inşallah demekten daha faziletli itaat edicilik yoktur.” buyuruldu.
         …
       “Resulullah Efendimize; Ruh, Eshab-ı Kehf ve Zülkarneynden sorulunca; “Yarın gelin, haber vereyim.” buyurmuş, inşallah demeyi unutmuştu. Bu sebeple birkaç gün Resulullaha vahiy gelmedi. Sonra şu mealdeki âyet-i kerime nazil oldu:

       “İnşallah demeden hiçbir şeyi yarın yapacağım deme!” (Kehf 23, 24) (2)

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli
      --------------------
1.       Ömer Nasuhi Bilmen, Kur’anı Kerim Tefsiri

******************************************

*************************************


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder