20 Haziran 2013 Perşembe

O zaman dediler ki: "Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz! Gerçekten biz zalimler olduk.

Bismillahirrahmanirrahim
قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ
Kâlû subhâne rabbinâ innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).
Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi (68) 29. Ayet

Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi 29. Ayetinde bahçe sahipleri içlerindeki akıl sahibi kişinin uyarılarını dikkate almadıklarına pişman olduklarından,  Allah’ı tesbih ettiklerinden ve kendilerinin gerçek yüzlerini gördüklerinden söz ediyor:

“Artık hepsi de kusurlarını anlamış oldular, itirafa başladılar, (Dediler ki: Ey Rab'bimiz...) Ey bizi yaratan, besleyen, hakkımızda nimetleri pek çok olan kerim Mabudumuz!. (seni tesbîh) Tenzih (ederiz) bizi affet (muhakkak ki, biz zâlim kimseler olduk.) Nefisimize zulmettik, cimrilik gösterdik, fakirleri mahrum bırakmanın cezasına uğradık.” (1)

Hakkı Yılmaz İşte Kur’an’da Kalem Suresi 25-29. Ayetleri birlikte değerlendiriyor, tesbihin ne demek olduğuna da değiniyor:

“Bu pasaj, Allah'ı unutma hatasına düşüp üstüne bir de cimrilik ekleyenlerin başına neler geldiğini anlatmaktadır.

" تسبيح -   tesbîh kavramı, سبح -  seb kökünden türemiş bir kelimedir. Sebh 'in sözlük anlamı "havada ve suda hızlı hareket etmek, geçip gitmek, yüzerek uzaklara gitmek" demektir.

Tesbîh ise "Allah'ı O'na yakışmayan şeylerden tenzih etmek/uzak tutmak, yani Allah'ı yüceltmek, O'nun her türlü kemal sıfatlarla donanmış olduğunu iyi kavramak ve bunu her vesile ile yüksek sesle söylemek" demektir. Bunun detayı İnşallah A'lâ ve Kaf Sûrelerinde verilecektir.

Aynı kökten gelen سبحان  - sübhân Allah'ın bir ismi olup "çok tenzih edilen, her türlü kusurdan uzak olan" demektir.

Kur'ân'da birçok Âyette, yerde ve gökte olan her şeyin Allah'ı tespih ettiği bildirilir. Bunun anlamı, en küçüğünden en büyük olanına kadar evrendeki tüm varlıkların Allah'ın her türlü kusurdan uzak olduğunun delili olması demektir. Yoksa var olan her şey, elde tespih, "Sübhanellah! Sübhanellah! Sübhanellah!" der demek değildir. Tesbîh ' in 33'lük ya da 99'luk imameli tesbîhlerle namazlardan sonra otuz üç kere "Sübhanellah" demeyle bir ilgisi yoktur. Tesbîh Yaratan'ı tüm nitelikleriyle tanımak ve tanıtmaktır.

Tesbîh kelimesiyle aynı kökten gelip Allah'ı tesbih etmeyi ve O'nu yüceltmeyi ifade eden kelimeler, Kur'ân'da yüze yakın yerde geçmektedir.” (2)

Ergün de tüm mahlükatın Allah’ı tesbih ettiğini sure ve ayetlerini de belirterek yazmaktadır:
“Kur’an, kuşların, dağların (38/18-19, 21/79, 24/41), gök gürültüsünün (13/13), meleklerin (39/75, 2/30) ve diğer tüm mahlûkatın Allah’ı tesbih ettiğini belirtir (17/44, 59/1, 24, 64/1, 61/1, 62/1). Şu halde kâinatta var olan her şey, Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisi, O’nun ilim, kudret ve yüceliğinin birer yansımasıdır.

Yaratılışındaki anlam ve amaç doğrultusunda işlevini yerine getirerek Allah’ın sınırsız yüceliğini ve kudretini dillendirmeyen hiçbir varlık yoktur. Ancak akıl ve irade sahibi olan insan, çoğu zaman varlığının ifade ettiği anlam ve amacın dışına taşarak hareket eder ve yeryüzünde fesada sebebiyet verir.

İnsanın yeryüzünde Allah’ın vazettiği manevî-ahlakî ilkeler çerçevesinde doğru fonksiyon icra edebilmesi, bir başka ifadeyle Esmâ’nın insanda pozitif fiile dönüşebilmesi, onun bilincini her daim diri tutmasıyla mümkündür. Bu nedenle Kur’an, insana sürekli olarak Rabbinin sınırsız kudret ve yüceliğini dile getirmesini, duygu-düşünce, söz ve fiillerinde O’nun sınırsız kudret ve yüceliğini yankılandırmasını emreder:

“Yüce Rabbinin ismini tesbih et. O ki, yarattı, şekil verdi. O ki, takdir etti/ölçüyü belirledi ve yolu gösterdi. O ki, otlağı çıkarıp onu kuru çöpe çevirmektedir.” (87/1-5)” (3)

Allah’ın her şeyden yüce olduğu Kur’anın birçok ayetinde, nedenleriyle birlikte belirtilmektedir. (4)  Ayrıca zulm edenlerin zumlunun kendi kişiliklerine olduğu da bir çok ayette belirtilmektedir. (5)
Allah’ın rızasını göz ardı edenler cezalarını görürler. Umulur ki ceza görmüş olanlar da Allah’a yönelirler ve içine düştükleri durumların Allah’ın buyrukları doğrultusunda hareket etmediklerinden kaynaklandığını anlarlar.

Özetle her zaman Allah’ı tesbih etmek ve alınan tüm kararlarda ve yapılan tüm işlerde Allah’ın rizasını dikkate almak gerekir.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli
------------------------------
1.       Ömer Nasuhi Bilmen Kur’an ı Kerim Tefsiri, http://www.tahavi.com/tefsir/068.html
2.       Hakkı Yılmaz, İşte Kur’an, http://www.istekuran.com/index.php?page=kalem
4.       Kur’an’a Sor, http://kuranasor.com/cevaplar.php?soru_id=5857
5.       Kur’an’a Sor, http://kuranasor.com/cevaplar.php?soru_id=16457
******************************************
*************************************

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder