14 Haziran 2013 Cuma

Şunların hiçbirine eğilme, uyma: Çok yemin eden, bayağı/alçak,

Bismillahirrahmanirrahim
                            وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ
Ve lâ tutı’ kulle hallâfin mehîn(mehînin).
Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi (68) 10. Ayet

Sakındırma üzerinde olan Alak Suresi 19. Ayetinde, öyle kendini zengin gören, yalancı, cinayetkâr, namazdan alıkoyan azgının dinlenmemesinden söz ediliyor. Yine Kalem Suresi 8. Ayetinde inkârcı ve yalancılara itiat edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Bu ayette de, yani Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi 10. Ayette boyun eğilmemesi, uyulmaması gereken karakteristik bir tipten söz edilmektedir. Açık deyişle bu ayette  çok yemin eden bayağı/alçak tip zikredilmekte devam eden ayetlerde de alaycı, koğucu, günâha batmış, kaba, kötülükle damgalı…vb. karakteristik tipler sıralandıktan sonra  bunların hiç birine eğinilmemesi, uyulmaması buyrulmaktadır.

Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi 10. Ayetinde yukarıda belirtildiği gibi çok yemin eden bayağı/alçak kişilere eğilmemek, onlara uymamak gerektiği buyrulmaktadır.

Yemin, dinî bir kavram olarak, bir kimsenin Allah'ın adını veya sıfatını zikrederek sözünü kuvvetlendirmesi demektir.(1) Yemin yalnız Allah adına yapılır. Diğer yeminler günahtır.(2) Allah bilinçli olarak yapılan yeminlerden ötürü yemin edeni sorumlu tutar. Allah yeminleri korumayı buyurur. (Maide 89)
Çok yemin edenlerin, yalan yere yemin edenlerin günah işlediklerini belirten Ömer Nasuhi Bilmen lüzumsuz yere yemîn edip durmak da Cenab-ı Hak'ka karşı saygıya ters düşmekte olduğunu da yazmaktadır. (3)

Elmalılı, tefsirinde çok yemin eden için şöyle diyor:

 “Destek almak için başvurduğu en büyük gücün zayıflığını ilan ederek kendini yıkmaktır. Onun için bu, gerek inanç, gerekse amel bakımından her kötülüğün kaynağıdır. Bunu anlamak için burada her fenalığın başında sayılmasını düşünmek yeter. Bundan dolayı insan kesin olarak bildiği hakta dahi çok çok yemin etmekten sakınmalıdır. Zira düşüncesizce yemin eden, yalan yere yemin etmeye de alışır. Doğruya eğriye yemin etmeye alışmış olanlarda ise şu niteliklerin hepsi bulunabilir. alçak, görüşü ve düşüncesi önemsiz, bayağı düşünür, kendi kendini küçük düşürür, yalancı, değersiz, her kalıba dökülür, her fenalığa sürüklenir.” (4)

Seyyid Kutub konuyu psikolojiye dayanarak da açıklıyor:

"Bu adam aşırı yemincidir... "Çok yemin etmektedir. İnsanların kendisini yalanlayacaklarının, kendisine güvenmeyeceklerinin farkında olan yalancı insanlardan başkası sık sık yemine başvurmaz. Böylece bir insan yalanını gizlemek, insanların güvenini kazanmak için yemin eder.

Aşağılıktır, onursuzdur; Kendisine saygısı yoktur. Bu yüzden insanlar sözlerine saygı göstermezler. Onun aşağılık oluşunun delili de yemine ihtiyaç duymasıdır, hem kendisinin hem de insanların kendisine güvenmemesidir. Mal, evlat ve mevki-makam sahibi olması bu durumu değiştirmez. Çünkü aşağılık kompleksi psikolojik bir niteliktir. Bir kişi azgın, zorba ve kudretli bir kişi dahi olsa bu niteliğe sahip olabilir. Şeref ve haysiyet de (izzetinefis) psikolojik bir sıfattır. Saygın bir ruh dünya hayatın tüm değerlerinden yoksun olsa bile bu nitelikten soyutlanmaz.” (5)

Ali Küçük Hoca, hallâf Arapça sözcüğünün ikinci anlamı olan  uzlaşmacı anlamından hareketle böylelerine de itaatın haram kılındığını söylüyor:

“Her bir Hallâf olana sakın itaat etme. Sakın Hallâfa, Hallâf olana itaat etmeyin.” Hallâfın birkaç mânâsı vardır:

1- Hallâf, çok yemin eden demektir. Dilini yemine alıştırmış, olur olmaz her şeye yemin eden, sürekli yemin eden kişi demektir.

2- Uzlaşmacı, anlaşmacı demektir. Herkesle uzlaşan, herkesle anlaşan, herkesle arası iyi olan kimse demektir.”

Adam böyle herkesle baştan sona barışıksa, böyle bir adama da itaat etmeyeceğiz.” (6) 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 
“Onu asla dinlemeyeceğiz, asla onu kullukta örnek almayacağız, onunla istişare etmeyecek, onun dediklerini yapmayacağız. Çünkü böyle herkesle arası iyi olan bir adam bize de iyi görünmek için, bizimle de geçinebilmek için bize de yalan yanlış bir şeyler söyleyebilecek, bizi de aldatabilecektir.”(6)

Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Allah’ın itaat edilmesini yasakladığı kişilerle arkadaşlık da edilmemesi gerektiğini de söylüyor; ama onları tedavi etmek için bir tabip gibi onlarla arkadaş olunabileceğini ancak faydasız olduğu görülürse arkadaşlıktan vaz geçileceğini de ekliyor. (7)

Kuranda adları bildirilmeden portreleri çizilen olumsuz tipler her çağda görülebilir. Nerede, ne zaman görülürse görülsün böylesine çirkin karakterlilere boyun eğilmemeli, onlara uyulmamalıdır.

 Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi 10. ayetten  hareketle şöyle bir çıkarım yapılabilir: İslam dininin uygun gördüğü durumlar dışında, her kötülüğün başı kabul edilen yemine alışmamak, çok yemin etmemek gerekir. Çok yemin eden bayağı kişilere boyun eğmemeli, onlara uyulmamalıdır.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli
-----------------------
3.      Ömer nasuhi Bilmen Kur’an-ı Kerim Tefsiri, http://www.tahavi.com/tefsir/068.html
4.      Elmalılı M. Hamdi Yazır Kuranı Kerim Tefsiri, http://www.kuranikerim.com/telmalili/kalem.htm
5.      Seyyid Kutub Kuranı Kerim Tefsiri, http://www.enfal.de/Kuran-Tevsiri/Kuran_Tefsiri.htm
7.       Kalem Suresi 10-13 ayetler - Arkadaşlık http://www.youtube.com/watch?v=_3ApNorecpI


Ayrıca bakınız.

******************************************
*******************************************

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder