14 Haziran 2013 Cuma

Ve gerçekten sen, çok büyük bir ahlak üzerindesin.



Bismillahirrahmanirrahim
وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ      
      Ve inneke le alâ hulukın azîm(azîmin).
Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi (68) 4. Ayet

Peygamberlik gelmeden önce de içinde bulunduğu toplumda ahlaklı, Muhammed-ün Emin olarak tanınan Hz. Muhammed (sav). peygamberlik gelince menfaatleri sarsılan, oligarşık yapıları tehlikeye giren, saygınlıkları kaybolmaya yüz tutan kişi ve gruplar tarafından  engellemeye çalışılmıştır. Ona cinlenmiş, saralı, deli demeye başlamışlardır. Bu iftiralar nedeniyle sarsılan peygamberimize Allah Kalem Suresi ilk ayetlerinde kaleme yemin ederek cinlenmiş olmadığını belirtmiş; kesintisiz olarak ödüllendirilmiş olduğunu da eklemiştir.  Kalem Suresi 4. Ayette ise Allah tarafından bir kula, bir peygambere yöneltilen eşşiz bir övgü var: “Ve gerçekten sen, çok büyük bir ahlak üzerindesin.”

 Bu çok büyük övgüyü, iltifatı, onuru tefsir alimleri açıklarken Peygamberimizin Kur’an ahlakı ile ahlaklandığı üzerinde durmuşlar ve Onun “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim:.” hadisi üzerinde durmuşlardır. (1)

 İbn Abbas (r.a) “Din binasını akaid, ahlak, ibadet ve muamelat oluşturur ki; temel katı ahlaktır’’sözleriyle ahlakın insan için en temel ve en önemli bir unsur olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca bu iltifat kokan ayet , Peygamber (s.a.v)’in ‘Niçin ben seçildim?’sorusuna bir cevap niteliğinde  olup  bu ayeti de  aşağıdaki ayet ile değerlendirmek daha anlamlı olur. İşte ’Niçin ben seçildim?’sorusunun cevabı;

‘’Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.’’ (2)

İslam ahlakı Hz. Muhammed’in kişiliğinde somutlaşmıştır. Hz. Peygamberin ahlakı da Hz. Ayşe (ra) validemizin rivayetinde özetlendiği gibi Kur’an ahlakıdır; başka deyişle yerel ahlak değil evrensel, zaman üstü ahlaktır. (3)

Müfessirler bazı ahlakı kavramları belirterek bu sureyi kısaca açıklamışlardır. Seyit Kutub ayrıca önemli bir konu üzerinde durmuştur:

“Güzelliğin, kusursuzluğun, büyüklüğün, evrenselliğin, doğruluk ve gerçekliğin doruklarında olan bir misyonu, ancak yüce Allah'ın bu övgüsüne muhatap olan biri taşıyabilirdi. Ancak O'nun kişiliği, sağlam bir iradeyle, dengeli bir psikolojik durumla ve sarsılmaz bir güvenle bu övgüyü karşılayabilirdi. Onun sahip olduğu bu özgüven duygusu, peygamberlik misyonunu ve bu yüce övgünün ifade ettiği gerçeği kapsayan büyük kalbinden kaynaklanıyordu. Öte yandan bu kalp -aynı zamanda- bazı davranışlarından dolayı Rabbinin kendisine yönelttiği azarlamalara, kınamalara da muhatap oluyordu. Ama aynı irade sağlamlığını, aynı dengeli psikolojik durumunu ve Aynı sarsılmaz özgüvenini koruyordu. Kendisine yönelik özgüyü açıkça duyurduğu gibi Rabbinden işittiği azarları da açıkça duyuruyordu. İkisini de kesinlikle gizlemezdi. O, her iki durumda da insanlık tarihinin tanık olduğu o saygın peygamberdi. O itaatkâr kuldu. O güvenilir tebliğciydi.

Bu ruhun gerçekliği, taşıdığı peygamberlik misyonunun gerçekliğinden kaynaklanıyordu. Bu ruhun büyüklüğü, omuzladığı peygamberlik görevinin büyüklüğünden ileri geliyordu. Tıpkı İslam gerçeği gibi Hz. Muhammed -salât ve selâm üzerine olsun- gerçeği de insanlara sahip bulundukları herhangi bir büyütecin boyutlarını aşacak büyüklüktedir. Birbiriyle bütünleşmiş bu iki büyük gerçeği gözlemleyen birinin yapabileceği şey sadece bu gerçeği görmektir, ama onu bütün yönleriyle açıklayıp, gözler önüne sermesi mümkün değildir. Sadece bu gerçeğin evren içindeki yörüngesine uzaktan işaret edebilir, ama kesinlikle bu yörüngeyi her yönüyle kavrayamaz!” (4)

“Siverek Özgür-Der’de alternatif eğitim semineri Cengiz Çalan’ın sunduğu “Kuran’ın Peygamber Tasavvuru” semineri ile devam etti.

Cengiz Çalan'ın sunduğu seminerden alınan kısa notlar aşağıda aktarılmıştır:

İslam dünyası köklü bir zihniyet değişikliği geçirmek mecburiyetindedir. Bunu İslam düşüncesinin her alanında gerçekleştirmek gerekirse de, İslam geleneğindeki Müslümanların peygamber tasavvurları öncelikli alanların başı, bizatihi dinin doğru anlaşılması ve çağın idrakine sunulması için sağlıklı bir peygamber anlayışına ihtiyacı vardır. İslam'ın ikinci kaynağı olarak kabul edilen hadis/sünnetin doğru bir şekilde anlaşılması ve yorumlanması, Hz. Peygamberin günümüz insanına gerçek manada örnek olarak sunulması sahih bir peygamber tasavvurunun teşkil edilmesine bağlıdır.

Hz. peygamberin "yüce bir ahlak üzere olduğu"(68-kalem süresi 4) ve "güzel bir örnek teşkil ettiği"(33-ahzap süresi 21) şeklindeki ayetler Müslüman muhayyilesinin müdahalesiyle "en yüce ahlak sahibi" ve "en güzel bir örnek" şekline sokulduğu görülmektedir.

Aşırı yüceltmeci ve indirgenmeci peygamber olmak özere iki yanlış peygamber anlayışı çokça yaygınlaşmıştır.” (5)

Özetle “Ve gerçekten sen, çok büyük bir ahlak üzerindesin.”ayetiyle onurlandırılan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in  ahlakıyla, açık deyişle Kur’an ahlakıyla ahlaklanmamız için duacıyız. Bizim, toplumumuzun ve insanlığın kurtuluşu buradadır.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli
------------------------


Ayrıca bakınız

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in güzel ahlakı


Peygamberimizn üstün ahlakı




******************************************
*******************************************

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder