27 Temmuz 2013 Cumartesi

Süre tanıyorum onlara. Tuzağım gerçekten zorludur benim.


     Bismillahirrahmanirrahim
     وَأُمْلِي لَهُمْ إِنَّ كَيْدِي مَتِينٌ      
     Ve umlî lehum, inne keydî metîn(metînun).
Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi (68) 45. Ayet

Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi  45. Ayetinde Allah’ın tuzağından söz edilmektedir. Yanlış anlamalara yol açmamak için tuzak kelimesini olumlu anlamında almak gerekir. Ali Küçük Hoca bu kelime üzerinde dururken fend kelimesini kullanıyor. Allah, içinde bulundukları olumsuz durumları açıklıkla görmeleri ve bu görme sonunda düzelmeleri için fend kullanabilir; günahkârlara mühlet veebilir. Muhammed Esed de ince plandan söz etmektedir.

Müfessirler ana hatlarıyla konuyu aynı biçimde tefsir etmişlerdir:

Günahları artsın diye, onlara mühlet verip ömürlerini uzatırım. Şüphesiz, Benim kâfirlerden intikamım şiddetli ve çetin olacaktır. Hadiste şöyle buyrulmuştur:

Allah zalime mühlet verir. Neticede onu yakaladı mı bir daha bırakmaz. Sonra Rasulullah (s.a.v) şu mealdeki âyeti okudu:

"Rabbin, haksızlık eden memleketleri yakaladığında. O'nun yakalayışı işte böyledir. Çünkü O'nıın yakalaması pek elem verici, pek çetindir" (Hûd sûresi, 11/102; Buhârî, Tefsîr 11/5, Müslim, birr, 62) 

Yüce Allah, ihsanda bulunmasına, tuzak şeklinde olduğu için istidrâc adını verdiği gibi, ona "tuzak" adını da verdi. Onlara verilen rızık bolluğu, uzun ömür, beden sağlığı, görünüşte bir ihsan, gerçekte bir bela ve musibettir. Çünkü maksat, bununla onları cezalandırmak ve azap etmektir. ” (1)

“Aslında şu Allah'ın ayetlerini yalanlayanlar ve yeryüzündeki bütün canlılar yüce Allah'ın haklarında böyle bir tuzak kurmasını gerektirmeyecek kadar basittirler, önemsizdirler. Ne var ki yüce Allah, kendilerine gelsinler; şu anda içinde bulundukları yanıltıcı güvenli ortamın aslında içine düştükleri bir tuzak olduğunu bilsinler; zulüm, azgınlık, gerçeklere karşı burun kıvırma ve sapıklıkta kendilerine süre tanınmış olmasının aşama aşama en kötü akıbete sürüklenmeleri amacına yönelik olduğunu anlasınlar diye onları kendisinden sakındırıyor, uyarıyor. Onlara mühlet tanınmış olması sorumluluğu eksiksiz yüklenmeleri, günah yüklü kimselerin konumuna gelmeleri, rezil olmayı, aşağılanmayı ve işkenceyi hakkedenlerin durumuna düşmeleri için kurulmuş bir tuzaktır.

İnsanları açıkça uyarmaktan, aleyhlerine aşamalı olarak işleyen stratejiyi ve planı açıklamaktan daha büyük bir adalet, daha etkin bir merhamet olamaz. Yüce Allah bu uyarı ve sakındırma ile kendi düşmanlarına, dininin ve peygamberinin düşmanlarına adaletini ve merhametini sunuyor. Onlar daha bu olumsuz tutumlarını sürdürüyorlarken, seçimlerini sapıklıktan yana yapmışlarken örtü kaldırılıyor, meseleler olduğu gibi gün yüzüne çıkarılıyor.

Yüce Allah mühlet verir ama ihmal etmez. Artık kaçıp kurtulamayacağı şekilde kıskıvrak yakalayana kadar zalime süre tanır. işte burada ulu Allah serbest iradesiyle belirlediği yasasını ve savaş stratejisini bu şekilde açıklıyor ve Peygamberine şöyle diyor: Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Benimle mal, evlat, mevki ve iktidarla övünenlerin arasından çekil, onlara bir süre için mühlet vereceğim. Bu nimetleri onlar için bir tuzak haline getireceğim. Bununla Peygamberine güvence verirken, düşmanlarını da uyarmış oluyor. Sonra onları bu korkunç tehditle baş başa bırakıyor.

İnsanın içini karartan bu kıyamet sahnesinin ve bu korkunç tehdidin oluşturduğu dehşet verici atmosferde tartışma ve meydan okuma tamamlanıyor. Onların bu tuhaf tutumlarının meydana getirdiği şaşkınlık noktalanıyor.” (2)

“Türkçe’de “tuzak, hîle” olarak tercüme edilen kelimenin Arapça aslı “MKR”dir. “Mekr-i ilahî” kavramı meşhurdur. Konuyu açıklarken -yanlış ifadeden sakınmak için- Kur’an’ın terminolojisini kullanmayı tercih edeceğiz. MEKİR, sözlük anlamı itibariyle bir kimseyi bir hîleyle hedefinden saptırmak demektir.

“MKR” sözcüğünün iki yansıması vardır:

Birincisi, övgüye değer olan güzel mekir;  ikincisi, yergiye değer olan kötü mekir.

Güzel olan “Mekir”; güzel bir sonuca ulaşmaya yönelik olarak yapılan MEKİRdir… Kur’an’ın evrensel mesajında bu sözcüklere yer verilmesi, muhatapları etkilemeye yönelik stratejik bir üsluptur.” (3)

“Kuşkusuz, sonsuz güç ve kudret sahibi Allah'ın tuzak ve düzen kurmaya ihtiyacı yoktur. Zorunluluğu da yoktur; O, sebeplerden münezzehtir. Ancak bizler sebeplere tabiyiz. Kur'an, konuları daha iyi anlayabilmemiz için bizim dilimizle konuşur.

Allah, şeytanî olan tuzağı Kendi Rahmanî tuzağını sebep kılarak giderir. Sebeplerin yaratılmasındaki hikmetlerden biri, sürekli imtihan olmamızdır.” (4)

Muhammed Esed, Allah’ın ince planından söz etmektedir:

“İnce plan" (keyd) terimi, burada, insanın ancak parça parça görebildiği ve hiçbir zaman bütününü kavrayamayacağı Allah'ın erişilemez derinlikteki yaratış planını göstermektedir: içindeki her şeyin ve her olayın belli bir fonksiyona sahip olduğu ve hiçbir şeyin tesadüfî olmadığı bir plan. (Bu bağlamda bkz. 10:5, not 11 -"Allah bunların hiçbirini bir anlam ve amaçtan yoksun yaratmış değildir".) Dolaylı olarak yukarıdaki pasaj, Allah'ın neden bu kadar çok sayıda zalim kimsenin keyifli bir şekilde hayat sürmesine izin verirken birçok dürüst ve erdemli insanın sıkıntı çekmesine müdahale etmediği sorusuna da cevap vermektedir: Bu cevabın özü şudur:

Bu dünyadaki hayatı esnasında insan, görünürdeki mutluluğun ve mutsuzluğun nihaî olarak nereye doğru gideceğini ve Allah'ın "ince (yaratış) planı" içinde nasıl bir rol oynadığını doğru bir şekilde kavrayamaz.” (5)
Diriliş Günü ayetleri yalanlayanların nasıl cezalandırılacağı Kuranı Kerimin muhtelif ayetlerinde belirtilmektedir.(6)

Özetle adaletli, merhametli Allah insanları açıkça uyarmakta ve onların aleyhindeki, Kutub’un deyişiyle stratejiyi açıklamaktadır ki insanlar kendilerine verilen sure içinde durumlarını idrak edip düzelsinler.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

----------------------------

1.     Prof. Dr. Es Sabuni, Muhammed Ali; Safvetü’t-Tefasir; 
2.     Prof. Dr. Kutub, Seyyid; Fizilal’il Kur’an; 
4.     Türker, Fuat;  Allah tuzak kurar mı? http://islaminerleri.blogspot.com/2012/01/allah-teala-tuzak-kurar-mi.html
5.     Esed, Muhammed; Kur’an Mesajı (Meal-Tefsir), 

******************************************

*************************************

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder