16 Temmuz 2013 Salı

Takva sahipleri için, Rableri katında nimetlerle dolu cennetler vardır.


Bismillahirrahmanirrahim
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّعِيمِ    
İnne lil muttekîne ınde rabbihim cennâtin naîm(naîmi).
Kur’an-ı Kerim Kalem Suresi (68) 34. Ayet

"Şüphesiz takva sahipleri için" Ahiret azabının büyüklüğüne karşılık sevap ve mükafatının da büyüklüğünü açıklayan bu âyet, yukarıdaki "onlara bela verdik" âyetine karşılık olarak daha yukardaki "itaat etme" yasağının illeti yerine geçen ilâhî bir vaaddir. Yani o yalanlayan inkârcılara, o kötü ahlâkların sembolü olan bireylere, toplumlara uymada Allah'tan korkun. Çünkü bir taraftan biz onlara dünyada bela vermişizdir, o malları, oğulları, o cennet gibi yurtlar onlara kalmayacaktır. Uyanık olmadıkları takdirde ahiret azabı daha büyüktür.

Diğer taraftan da, takva sahiplerine, yani inkârdan, günahtan ve kötü ahlâklardan ve bu gibilere uymaktan sakınıp Allah'ın azabından korunan takvalı kimselere özeldir. Rablerinin katında, O'nun birlik huzurunda Naim cennetleri gam ve kederden, bela ve sıkıntıdan uzak katıksız nimet ve mutluluk bağları, bostanları ki, o takva sahibi kişiler dünyada ona iman ederek ve vicdan rahatlığının zevkini tadarak ve o gayeye ermek için vazife şevki, temizlik neşesi, ibadet huzuru ve hakikat aşkıyle; ahirette ise yüce Allah'ın cemalini, ona kavuşmanın safasını ve onun razı olduğunu görmenin lezzetini hakka'l-yakin tadarak sonsuz nimetler içinde mutlu olurlar. (1)

Müfessirlerin benzer biçimde açıkladıkları bu ayeti Kutub şöyle özetlemiştir:

Hiç kuşkusuz bu, tuttukları yol özleri birbirine karşıt olan iki ayrı grubun karşılaştığı birbirinin karşıtı iki akıbettir. İki ayrı yol izleyip iki ayrı sonuçla karşılaşan iki çelişik çizginin karşıtlığının ifadesidir bu. (2)

“Kur'an-ı Kerim’de üzerinde önemle durulan kavramların başında takva kavramı gelmektedir.

Takva, Kur'an’da 258 defa geçmektedir.

Takva; kişinin kendisini Allah’ın korumasına, himayesine alarak ahirette azab ve cezaya neden olabilecek her türlü şeyden kendisini titizlikle koruması, günahlardan kaçınıp iyi ve faydalı iş / eylemleri yapmasıdır…

Muttaki, takva üzere yaşayan mü’min demektir. (3)

“Muttaki insanlara Allah katında naim cennetleri vardır. Cenneti görmedik. Allah (c.c) bize tarif etmiş. Şu tarif te güzel bir tariftir;

"Gözlerin görmediği, gönüllerin hayal etmediği, kulakların işitmediği bir cennet." Bu cenneti Allah (c.c) muttaki insanlara vereceğini bildiriyor.
Muttaki kimdir? Bunu Hz. Ömer Sahabeden birine sormuş. O da demişki: "Efendim hani dikenli bir arazide ayakkabısız bir şekilde yürüdüğünde ne yaparsın? Ayağına diken batmaması için yere çok dikkatli basarsın. İşte bu yer yüzünde de öyle bir yürüyüşe takva denilir. Bakışlarınızın günaha girmemesi, kulaklarınızın günah duymaması, yürüdüğünüz yerler günah sokakları olmaması, elinizin, gönlünüzün gü­nahla kirlenmemesi için dikkat etmeye takva denir. Bunu yapan kişiye de muttaki deniliyor. Muttaki insanlar cennete alınıyor. Çünkü; "Temiz insanlar, temiz yerlere layıktır."(4)

Nimetleri başkalarından, toplumdan değil Allahtan beklemek gerektiğini unutmamalı. Rabbimizin nimetlerine kavuşmak için takva sahibi olmak gerektiğini de hatırdan çıkarmamalı ve gereğini yapmalıdır.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli
--------------------------------
1.       Elmalılı M. Hamdi Yazır, Kur’an ı Kerim Tefsiri, http://www.kuranikerim.com/telmalili/kalem.htm
2.       Seyyid Kutub Kur’an Tefsiri http://www.enfal.de/Kuran-Tevsiri/Kuran_Tefsiri.htm
4.       Mahmut Toptaş, Şifa Tefsiri, http://www.firaset.net/d-9795_kalem--suresi.html


******************************************
*************************************

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder