13 Ağustos 2013 Salı

Yahut buna biraz ekle! Ve Kur'an'ı ağır ağır, düşüne düşüne oku!


       Bismillahirrahmanirrahim 
      نِصْفَهُ أَوِ انقُصْ مِنْهُ قَلِيلا     
     Nısfehû evinkus minhu kalîlâ (kâlilen).
      Kur’an-ı Kerim Muzemmil Suresi (73) 4. Ayet

Allah(cc), Kur’an-ı Kerim Müzemmil Suresi 1. Ayetinde Hz. Muhammed’e (sav) peygamberlik misyonuna hazırlanması için kalkmasını ve  2. ve 3. Ayetlerde de gece kıyamının yani teheccüd çalışmalarının zamanını, açık deyişle duruma göre birkaç kez kalkıp okumayla, namazla donanmasını  emrediyor. 4. Ayette ise yine süreden söz edilmekle beraber okumanın nasıl olması gerektiği üzerinde duruyor:

“Tertîl; bir metni okurken yavaş yavaş, acele etmeksizin, tane tane, her bir harfin edasının, nazmının ve manasının hakkını vermek suretiyle okumaya denmektedir. Kur’an okunuşuyla ilgili olarak, kelimeleri ağızdan kolaylıkla ve düzgün bir biçimde çıkarmak anlamındadır (İbni Kuteybe, Tefsîru Garîbi’l-Kur’an, 262). Kıraatte tertîl; yavaş yavaş, acele etmeden, harfleri ve hareketleri dizilmiş inci taneleri gibi açık bir şekilde, mana ve hikmeti düşünerek metni tâne tâne okumak anlamında kullanılmaktadır (Kurtubî, Tefsîr, I, 17).

Kur’an tertîl üzere nâzil olmuştur. Hz. Peygamber; “Allah, Kur’an’ı indirildiği şekilde okuyanı sever” sözleriyle Kur’an’ı tertîl ile okumayı teşvik etmişlerdir (İbnü’l-Cezerî, en-Neşr, I, 207). Nitekim Kur’an-ı Kerim’deki “Kur’an’ı açık açık, tâne tâne (tertîl ile) oku” (Müzzemmil, 73/4) ayet-i kerîmesi de bu konuyu açık bir şekilde anlatmaktadır. Âlimler bu ayetle ilgili olarak bazı yorumlarda bulunmuşlardır.

Fahreddin Râzî, “Kur’an’ı tertîl ile okumak; manasını anlayarak, ayetlerin içerdiği gerçekleri iyice düşünerek okumaktır. Allah’ın azametini belirten ayetleri, bu azameti gönlünde hissederek, tehdit ve müjdeyi içeren ayetleri de, ümit ve korku duygularıyla dolup taşarak okumaktır” (Râzî, Tefsîr, XXX, 174) demektedir.

Gazâlî de, Kur’an okumaktan maksadın, manasını anlamak ve üzerinde düşünmek olabileceğini; bunun için de Kur’an’ın tertil üzere okunmasının gerekli olduğunu vurgulamıştır ( Gazâlî, İhyâ, I, 289). Bu açıklamalar ışığında Kur’an’ın tertil ile okunmasını; onun anlamını düşünerek, harflerin çıkış yerlerine ve tecvide dikkat ederek, anlamına göre sesi yükseltip alçaltarak, bir hadiste belirtildiği gibi, hitap ifade eden yerlerde karşıdakine hitap eder gibi bir ses tonuyla, durulacak yerde durup, geçilecek yerde geçerek, ağır ağır, Kur’an’ın gerçek amacını hem duyup, hem de dinleyenlere duyurarak okumaktır, şeklinde açıklayabiliriz (Ali Ünal, Kur’an’da Temel Kavramlar, 71).

Âlimler, Kur’an-ı Kerîm’i süratlice okuyup, çok okumanın mı, yoksa ağır olarak okuyup az okumanın mı daha üstün olduğu konusunu tartışmışlar, bir kısmı “Tertîl ve tedebbür ile az okumak diğerinden daha üstündür” demişlerdir. İbni Abbas ve İbni Mes’ud bu görüşü savunmaktadırlar. Bu görüşün sahiplerine göre, kıraatten maksat; Kur’an’ı anlamak, düşünmek, içindekileri bilmek ve onunla amel etmektir (İbni Kayyim el-Cevziyye, Zâdü’l-Meâd, I, 88).

Buhârî, Sahîh’inde Kur’an’ın tertîl ile okunmasının gerekliliğine ve süratli olarak okumanın mekruh olduğuna dâir bir bab açmış ve bu şekilde okumanın hoş olmadığını Abdullah b. Mes’ud’dan rivâyet ettiği bir hadisle açıklamıştır (Buhârî, Sahîh, VI, 109 vd).” (1)

Prof. Dr. Süleyman Ateş, 04. 11. 2010 tarihli Vatan Gazetesindeki köşesinde bir okuyucusunun sorusuna verdiği cevapta şöyle diyor:

“Tertil, ağır ağır ve düşüne düşüne Kur’ân okumaktır. Elbette Kur’ân ayet ayet okunur. Peygamberimiz zamanında tecvit kuralları yoktu. Bunlar daha sonraki zamanların ürünüdür. Kur’an okuyucular bu iş üzerinde uzmanlaşınca izhar, ihfa, idgam gibi kurallar geliştirdiler. Kur’ân’ı bu kurallara göre okumaya başladılar. Peygamberimiz Kur’ân’ı bu kurallara göre değil, kendi zamanında Kureyş kavminin konuştuğu en edebi Arapça ile okurdu. Bu okumalarda öyle ulama, bitiştirme yok. Hz. Peygamber kelime kelime ama sesle de okumuştur. Çünkü kendisinin “Kur’ân’ı seslerinizle güzelleştiriniz” dediği rivayet edilir.

Bu konuda ayrıntıyla uğraşmanın hiçbir yararı yoktur. Önemli olan Kur’ân’ı düşüne düşüne ve anlam üzerinde yoğunlaşarak okumaktır. Yoksa ulamak, idgam, ihfa yapmak yahut paldır küldür okumak değildir. Çünkü ne Peygamber ne de sahabileri böyle yapmacıklara kaçmamışlardır.”  (2)

Elmalılı,  ayeti ve ayette geçen tertil kelimesini açıkladıktan sonra şöyle yazıyor:

“Görülüyor ki bu âyette geçen "Kur'ân'ı tertil üzere oku." sözü, gece kalkmaktan ilk maksadın bu olduğunu gösterir. Bu ise Kur'ân'ı namazda ve namaz dışında okumak, onu okutup öğreterek başkalarına ulaştırmak mânâlarını kapsayabilirse de, ayakta okunması örfe göre namazda okunmasıdır.

Bir de bu âyet, bu sûre indiği sırada Kur'ân'dan daha önce bazı şeylerin inmiş bulunduğunu gösterir. Fakat henüz çok bir şey inmemiş olması nedeniyle, her gece bu kadar uzun süre kalkıp da Kur'ân'ı tertil üzere okumak, bunun sadece bellemek için değil, namaz kılıp ibadet  ederek uygulamasını yapmak için okumaya vesile olduğunu gösterir.” (3)

“Herkesin ihtiyacına cevap verecek genel-geçer bir Kur’an okuma tavsiyesi sunmak imkânsızdır” diyen Pakistanlı İslam alimi Mevdudi, Kur’an’ı anlamak ve insanî problemlerinin çözümünde O’nu rehber edinmek isteyenlere şu önerilerde bulunuyor:

      Çok farklı kişiler, farklı amaçlarla Kur’an’a yaklaştıkları için, bütün herkesin ihtiyacına cevap verecek genel-geçer bir Kur’an okuma tavsiyesi sunmak imkânsızdır. Fakat ben, sadece Kur’an’ı anlamak ve insanî problemlerinin çözümünde O’nu rehber edinmek isteyen kimselerle ilgileniyorum. Bu nedenle onların ihtiyaçlarını karşılayacak ve zorluklarını ortadan kaldıracak bir takım tavsiyeler ve öneriler sunuyorum.

Kur’an’ı anlamanın birinci şartı, O’nu açık ve tarafsız kafa ile okumaktır. Kur’an’ın vahiy olduğuna inansın ya da inanmasın, bir kimse mümkün olduğu kadar, O’nun lehinde veya aleyhinde sahip olduğu önyargıların tümünden zihnini temizlemeli, önceden edindiği tüm fikirleri yok etmeli ve bundan sonra sadece anlamak amacıyla O’na yaklaşmalıdır. Kendi önyargıları ile Kur’an’a yaklaşan kimseler, satırlar arasında kendi düşüncelerini okurlar ve bu nedenle Kur’an’ın iletmek istediği mesajı kavrayamazlar. Bu tür bir incelemenin diğer kitaplar için de verimsiz olacağı açıktır; fakat Kur’an söz konusu olduğunda daha da verimsiz hale gelir.

Göz önünde bulundurulması gereken bir nokta daha vardır: Eğer bir kimse, Kur’an’ın içeriği hakkında şöyle-böyle bir fikre sahip olmak istiyorsa, o zaman bir kez okumak yeterlidir. Fakat eğer kişi, O’nu derinlemesine anlamak istiyorsa, birçok kez ve her seferinde başka bir bakış açısıyla okumalıdır. Kur’an’ı iyice incelemek isteyen kimseler, her şeyden önce, O’nun ortaya koyduğu hayat tarzını anlayabilmek için tüm Kur’an’ı en az iki kez okumalıdırlar.

Böyle bir kimse Kur’an’ı okurken O’nun temel ilkelerini ve bu ilkeler üzerinde kurmak istediği hayat tarzını da kavramaya çalışmalıdır. Bu ön çalışma sırasında zihninde bazı sorular belirirse bunları not etmeli ve okumaya devam etmelidir. Çünkü bunlara Kur’an’ın diğer bölümlerinde cevap bulması mümkündür. Eğer bu sorulara cevap bulursa, bunları da sorularla birlikte not etmelidir. Fakat eğer ilk okuyuşta zihninde beliren sorulara cevap bulamazsa, sabırla ikinci kez okumalıdır. Kendi tecrübeme dayanarak diyebilirim ki, ikinci kez okuyuşta hemen hemen hiç cevaplandırılmamış soru kalmaz.

Bu şekilde Kur’an hakkında genel bir kanıya vardıktan sonra ayrıntılı bir incelemeye başlanıp, öğretilerinin farklı yönleri hakkında notlar alınabilir. Örneğin, O’nun hangi hayat şeklini tasvip edip, hangisini kötülediği not edilebilir. İyi ve kötü insanın özellikleri yan yana sıralanmalıdır ki, iki tür davranış kalıbı da aynı anda insanın gözünde canlanabilsin. Aynı şekilde, insanı kurtuluş ve başarıya götüren şeylerle, başarısızlık ve hezimete götüren şeyler yan yana sıralanmalıdır.” (4)

Özetle Kur’an-ı Kerim ağır ağır, düşüne düşüne okunmalıdır. Düşünme yöntemleri kişiye, amaca, ortama ve zamana göre değişebilir.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

------------------------

1.      Karataş, Ali, Kur’an nasıl okunmalıdır? http://karatasali.wordpress.com/2007/05/21/kur%E2%80%99an-nasil-okunmalidir/
3.      Yazır, Elmalı’lı Muhammed Hamdi,  Hak Dini Kur’an Dili http://www.kuranikerim.com/telmalili/muzzemmil.htm



Ayrıca bakınız;


·         Nasıl Kur’an okuyalım? http://kurantevhidsunnet.blogcu.com/nasil-kuran-okuyalim/5266833

·         Mevdudi, Kur’an-ı Nasıl Anlayalım? http://www.anlamak.com/kurani-nasil-anlayalim-mevd%C3%BBd%C3%AE.html


******************************************
*************************************



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder