27 Aralık 2013 Cuma

“Boğazdan zor geçen bir yiyecek, korkunç bir azap var,”


     Bismillahirrahmanirrahim
     وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا
     Ve taâmen zâ gussatin ve azâben elîmâ(elîmen).
     Kur’an-ı Kerim Muzemmil Suresi (73) 13. Ayet

 
Kur’an-ı Kerim Muzemmil Suresi 12. Ayetinde  tağutlar için bugağılardan ve cehennemden söz edilmekte; 13. Ayette de iki ilave daha yapılmaktadır: Boğazdan zor geçen bir yiyecek ve korkunç bir azap.
 
“(Ve) O inkarcılar için âhirette (boğaza tıkanıp duran) zakkum ağacı gibi (bir yiyecek ve pek acıklı) elem verici (bir azap vardır) ki: Pek müthiştir, onun mahiyetini. şiddet derecesini ancak gaybı bilen Allâh-ü Teâlâ bilir.” (1)

 “Razî şöyle der: Bu dört mertebeyi ruhani cezalar şeklinde yorumlamak da mümkündür:

 Enkâl, nefsin cismâni ilgiler ve bedensel lezzetler bağına bağlanıp kalmasıdır. Çünkü nefis dünyada bunlara sevgi ve arzu yatkınlığı kazanmış olduğu için bedenden ayrıldıktan sonra hasret ve kaygısı artar, kazanç aletleri harap olmuş kalmamış bulunduğu için, daha evvel elde ettiği meleke ve yatkınlık onun kurtulup da ruh ve huzur âlemine geçmesini engelleyen engeller, tomruklar halini alır. Sonra o ruhani bağlantılardan ruhani ateşler çıkar. Çünkü nefsin bedensel durumlara aşırı meyli ile beraber onları elde etme imkanı bulamaması, bir kimse aradığı şeyi bulamayınca gönlünün yanması gibi, şiddetli bir iç yanmasını gerektirir ki, işte o ikinci mertebe, yani âyette anlatılan "cehim" dir. Sonra da o yoksunluk tasalarını ve ayrılık elemlerini yutmaya uğraşır ki, işte bu da "taâmen zâ gussa"dır. Daha sonra o bu içinde bulunduğu durumlar sebebiyle ilâhî nurun tecellisini görmekten ve mukaddes varlıklar zincirine katılmaktan yoksun kalır ki, bu da hepsinden şiddetli olan "azaben elima"dır.

 Razi bunları söyledikten sonra özellikle şu hatırlatmayı yapmayı da unutmayıp şöyle der:

 
Sözüm yanlış anlaşılmasın. Ben, âyetten maksat, yalnız bu ruhani mânâlardır, demek istemiyorum. Diyorum ki, âyet hem cismani, hem de ruhanî dört mertebenin meydana gelmesini ifade eder. Âyeti her ikisine de yorumlamak imkânsız değildir. Her ne kadar lafız, cismani mertebelere göre hakikat, ruhanî mertebelere göre meşhur ve herkesin bildiği mecaz ise de. Yani genel mecaz ile hakikat ve mecazı bir araya toplamak veya işaret ve delalet sahih olur.
 
Buna ipucu (karine) da sûrenin başından beri gelen açıklamaların yalnız maddiliğe mahsus olmaması ve elem ve sıkıntıların maddeden çok ruh ile ilgili bir iş olmasıdır. Zira ruh ile ilgisi olmayan bir cansız varlığın yanarken azap çekmesi tasavvur olunamaz.” (2)

 Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

------------------------------

 
1.      Bilmen, Ömer Nasuhi; Kur'anı Kerimin Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri;  http://www.tahavi.com/tefsir/073.html

2.      Yazır, Elmalı’lı Muhammed Hamdi;  Hak Dini Kur’an Dili http://www.kuranikerim.com/telmalili/muzzemmil.htm




******************************************
*************************************









2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam.

    Önce size ve ailenize sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yıl dilerim.

    Tağutlaşanların çarptırılacağı azap malzemelerinden bahseden bu ayet; servetle şımarmış, fukarayı ezen elit kadroların hüsrana uğrayacaklarını işaret etmektedir.

    Bu elit zümreler, toplumları yönlendirir ve onları istedikleri yöne sürüklerler. Çıkarları elden çıkacak korkusuyla statükoda bir değişiklik istemezler, hak ve adaletin yaşayan değerler haline GELMEMESİNİ sağlamaya çalışırlar. Zayıflar da onlardan korktukları için onların istedikleri yöne giderler. Bu tağutlar yüzünden Hakk'a ulaşamayan nice zavallı topluluklar vardır.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve tamamlayıcı yorumunuz için teşekkür ederim.
      Ayrıca bilmukabele yeni yılınızı kutlar ailece sağlıklı, huzurlu yıllar geçirmenizi dilerim.

      Sil