27 Nisan 2014 Pazar

“Ey giysisine bürünüp kenara çekilen!”


        Bismillahirrahmanirrahim
       يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ          
        Yâ eyyuhel muddessir(muddessiru).
        Kur’an-ı Kerim Muddesir  Suresi (74) 1. Ayet


“İlk vahiyden sonra, bir müddet vahiy kesilmişti. Daha sonra Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bir gün Cebrâil -aleyhisselâm-’ı kendi aslî şekliyle görüp ürpermiş, eve gelip yatarak örtülere bürünmüştü. Bunun üzerine de, Müddessir Sûresi’nin ilk âyetlerinin nâzil olduğunu müfessir, muhaddis ve tarihçilerimiz, bize detaylı bir şekilde haber vermektedirler.

 İlk nâzil olan âyetler grubundan olan Müddessir Sûresi’nin ilk âyetleri, Peygamberimiz’i ağır ve son derece önemli bir vazifeyi üstlenmeye çağıran, yüce bir sesleniş ile söze giriyor. Bu vazife; insanlığı uyarma, onu dünyada kötülükten, âhirette cehennemden kurtarma, henüz fırsat elde iken, onu doğru yola iletme görevidir.

 Bu görev, o günlerde bir insana -bu insan bir Peygamber de olsa- yüklenebilecek son derece ağır ve zor bir görevdi. Çünkü o günlerin insanlığı öylesine sapık, öylesine günahkâr, öylesine inatçı, öylesine söz dinlemez, öylesine azgın, öylesine gözü kara, öylesine kaypak, öylesine doğruluk ve gerçekten mahrum, kısacası insanlıktan uzaklaşmış idi ki, onu gerçeğin sesini dinlemeye çağırmak, dünyadaki yükümlülüklerin en ağırı, en sıkıntılısı ve en zoru niteliğinde idi.

 Câbir bin Abdullah -radıyallâhu anh-, Hazret-i Peygamber’in şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir.

“Hira Dağı’nda idim. Birden:

«Ey Muhammed! Sen Allah’ın Rasûlü’sün!» diye bana seslenildi. Bunun üzerine sağıma-soluma bakındım, ama hiçbir şey göremedim. Derken yukarı baktım ve o meleği, gök ile yer arasında bir taht üzerinde oturur olarak gördüm. Korktum ve Hatice’nin yanına döndüm. «Beni örtünüz ve üzerime soğuk sular dökünüz.» dedim. Bunun üzerine Cebrâil (o melek) gelip: «Ey örtüsüne bürünen! Kalk, artık insanları uyar!..» âyetlerini indirdi.” (Müslim, Îmân, 257)” (1)

 “Bu mübarek âyetler. Peygamber Efendimizin insanları Allah'ın azabı ile korkutmakla emrolunduğunu bildiriyor. Cenab-ı Hak'kı birlemek ve tenzih etmek ile ve nefisi şeriflerini lâyık olmayan huylardan, başa kakmalardan temiz tutmakla ve inkarcıların eziyetlerine karşı sabıretmekte mükellef bulunduğunu göstermektedir. Şöyle ki:

  (Ey kaftanına bürünmüş) Entari gibi üst elbisesini giyinip rahata dalmak istemiş olan Hz. Muhammedi. Aleyhisselâm.” (2)

“Müzzemmil ve müddessir Kur’an’ın mesani özelliği gereği çift kutuplu kelimelerdir. Müzzemmil üste alınan demek, müddessir ise alta alınan demektir. Müzzemmil ev içerisinde battaniye tarzı bir şeylerle örtünmek müddessir, dış elbisesi olarak palto, pardiso gibi şeyle giyinmek manasına gelir.

 Bütün bu lügavi çerçeveden sonra bizce bu iki kelimenin manası;

 Müzzemmil; ey evde kendi içine kapanmış olan, yatan iyi

 Müddessir; ey çarşı pazarda kendi halinde olan, pasif iyi

Müzzemmil; ey peygamberlik yükünü sırtına alan

Müddessir; ey peygamberlik yoluna çıkmış olan.

 Yani ey köşesine çekilmiş yatan, kendi dünyasına çekilmiş, kendi âlemini yaşayan, kendi kendine varlığını sürdürme çabasında olan, ya da henüz vahiyle inşası gerçekleşmemiş, okumayı yürütmeyen peygamber!” Bize yönelik söyleyecek olursak, “ey kendi köşesine çekilmiş, rahatına yönelmiş, vahiyle diyalog kurmayan, okumaya inanmayan Müslümanlar kalkın!

 İkrime bu ayet için derki; bu iş sana verildi sen bununla kuşatıldın. Kurtubî de şöyle der: Bu nidada, Yüce Allah'tan sevgili kuluna yumuşak bir hitap vardır. Çünkü Yüce Allah Peygamberine "Ey Muhammed!" demeyip o andaki sıfatıyla seslendi ki Rabbinden bir yumuşaklık hissetsin. Peygamber'in Hendek Savaşında Huzeyfe b. el-Yemân'a "Kalk ey uykucu!" diye hitap etmesi de bunun benzeridir.” (3)

 Prof. Dr. Mehmet Okuyan, Müzemmil Suresi ayetinin açıklamasında olduğu gibi bu ayette de  muddesir kelimesinin elbiseyle, battaniyeyle bürünmek anlamında olmadığını söylemektedir. (4)

“Üzerimizi örten şeyler, gaflet uykusu olarak da adlandırılabileceğimiz şeyler, korkularımız, dünyevi kaygılarımız, geçim derdi, mal ve evlat sevgisi mi? Bizleri her türlü kulluktan ve Salih amellerden uzaklaştıran şeyler en büyük örtülerimizdir. Bu örtülerden biran önce sıyrılarak esaretten kurtulmalı görev ve sorumluluk bilinciyle yaşamalıyız. Yatmak; rahatı tercih etmek, ne yapacağını bilememek, bekleyişte olmak demektir. Kalkmak ise; insan olarak yaratılış gayesini idrak ederek sorumluluk yüklenmek, hazırlık yapmak ve yola koyulmaktır. Bu M.Esed’in dediği gibi “Şimdi yalnızlığından vazgeç ve bütün dünyanın önüne bir öğretici ve uyarıcı olarak çık.” Yani kendini yalnızlık duygusuna kaptıran tüm düşüncelerden arın.” (5)

 Özetle, muddesir Suresinin ilk yedi ayeti, Alak Suresinin ilk beş ayetinden sonra inmiştir. Alak Suresi ilk beş ayetinden sonra kavminden uzaklaşıp, içine kapanan Hz. Muhammed’e Allah tarafından “Ey giysisine bürünüp kenara çekilen!” hitabıyla  seslenilmiştir. Kurtubî ‘nin belirttiği üzere bu hitapta, Yüce Allah'tan sevgili kuluna yumuşak bir hitap vardır.

İletişimde uslup ve hitap şekilleri çok önemlidir. Kur’anı Kerimde otuzun üzerinde hitap şekli olduğu söylenmektedir. (6) (7)

 Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

---------------------------------------

1.      Saraç, Adem; Kalkalım ve Uyaralım; http://www.yuzaki.com/content/view/123/146/#sthash.H42y8LQn.dpuf

2.      Bilmen, Ömer Nasuhi; Kur'anı Kerimin Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri; http://www.tahavi.com/tefsir/074.html    

3.      Aktaş, Şener; Muddesir Suresi; http://www.islammedya.com/yazidetay.asp?yaziid=2543

4.      Prof. Dr. Okuyan, Mehmet; Muddesir Suresinin ilk dört ayeti; http://www.youtube.com/watch?v=CZc2wjMuDOw


6.      Beleda, Ahmet; İletişimde uslûp ve hitap; http://www.ilkadimdergisi.net/node/1421



 ******************************************
*******************************************

2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam.

    Allah'ü Teala Müzzemmil süresinde Cenab-ı Peygamber'e "Ey örtüsüne bürünen" ifadesini kullanmıştı. Bu surenin birinci ayetinde de "Ey dış giysisine bürünen" ifadesini kullanmıştır. Birçok eserde her ikisine de aynı anlamın verildiğini görüyoruz. Oysa, iki kelime arasında ince bir anlam farkı vardır. Bu ayrıntı dikkate alınmazsa ayetin mesajı da gereği gibi anlaşılamaz.

    Müzzemmil sözcüğü elbise, battaniye,çul-çuval gibi gereçlerle genel bir örtünmeyi ifade eder.
    Müddessir sözcüğünün aslı "Mütedessir" olmakla birlikte "cüppe, palto,pardesü, kaftan" gibi gömleğin üstüne giyilen veya örtülen giyecek anlamına gelmektedir.

    İyi tefekkür edilirse, Müddessir süresinin de kendinden önceki Alak, Kalem ve Müzzemmil sureleriyle aynı iniş sebebini paylaştığı görülüyor. Abdullah oğlu Muhammed hala Peygamberliğe hazırlanmaktadır. Toplumun, bir peygamberin rehberliğine ihtiyacı vardır ve Abdullah oğlu Muhammed de bu görev için seçilmiştir.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve tamamlayıcı yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil