18 Nisan 2014 Cuma

Muddesir Suresi Hakkında Kısa Bilgi

        “Müddessir Sûresi, Mekke-i Mükerreme’de 4. sırada nazıl olmuştur (müzemmil sûresinden önce, 3. sırada nazıl olduğu da rivayet edilir)… 56 ayettir… Adını, ilk ayetinde geçen ve Hz.Rasûlullah’ın da bir ismi olan “el-Müddessir” (elbisesine bürünen, örtünüp gizlenen) den alır (Müddessir’in aslı da Mütedessir’dir)…
                  
        Kur’an vahyinin ilk başlangıcı Alak Sûresi’nin ilk beş ayeti olsa da, vahye ara verilmesinden sonra ve bir daha kesilmemek üzere vahyin ardı arkasına gelmeye başladığı sûre Müddessir Sûresi’dir… Sahabenin tanıklığı ve bildirdiklerine göre Hz. Rasûlullah’a vahiy gelişi, Müddessir Sûresi’nin ilk beş ayetinden sonra kızışmıştır… Nitekim hadis-i şerifte: “Sonra (Müddessir’in başındaki ayetler nazıl olduktan sonra), vahiy kızıştı ve ardı arkasına gelmeye başladı”, buyurulur… Bu nedenle bu sûreyi vahyin başlangıcı sayanlar da vardır…” (1)

        Muhtevâsı:

         Bu mübârek Sûre-i celîle Resulullah Aleyhisselâm’a tebliğ vazifesini büyük bir azimle yerine getirmesini, müşrikleri uyarmasını ve sabırlı olmasını emrederek başlamaktadır.

         Sekizinci Âyet-i kerime’den itibaren üç Âyet-i kerime’de müşrikler tehdit edilmekte, imansızlıklarının karşılığı olarak kıyamet günü başlarına gelecek büyük tehlike haber verilmektedir.

         Yirmi altıncı Âyet-i kerime’ye kadar; Velid bin Muğire adlı bedbaht bir kâfirin iman etmemekle kalmadığı, kavmini de inkârda bırakmak için var gücü ile çalıştığı, bunun için de cehenneme müstehak olduğu anlatılmaktadır.

        Kırk sekizinci Âyet-i kerime’ye kadar; kâfirler için hazırlanmış olan cehennemin, insanı titretip dehşete düşüren korkunç azaplarından, büyük bir belâ olduğundan, onun sert bekçilerinden mevzu edilmektedir.

         Elli üçüncü Âyet-i kerime’ye kadar; kâfirlerin ahiret hayatındaki sefil durumları ve perişanlıkları güzel bir benzetme ile gözler önüne serilmektedir.

        Son olarak da müşriklerin imandan yüz çevirmelerinin sebebi açıklanmakta, Kur’an-ı kerim’in herkes için bir öğüt olduğu beyan edilmektedir. (2)

        “Bu sûre ile Allah-u Teâlâ insanların İslâm'a nasıl davet edileceğini ve bir davetçide bulunması gereken vasıfları Rasûlullah'a bildirmiştir.

         Bu sûre Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den sonra davet vazifesini yüklenen dava erleri için de bir yol gösterici ve bir rehberdir.” (3)

        “Rabbimiz; Müzzemmil suresinde, örtüye bürünen Resulüne ve arkadaşlarınaeğitim için kalkmalarını emrederken, Müddessir Suresi'nde, bireysel inşa surecinden (dava dönemi), toplumsal inşa surecine (davet dönemi) geçilmesi gerektiğini bildiriyor. Artık toplumsal temsillik başlıyor. Öncelikle; her şeyi Rabbin adına yapacaksın, her türlü insan kaynaklı değerleri hayat ölçüsü yapmayacaksın, elde ettiğin tüm başarının Rabbinden olduğu bilinciyle büyüklenmeyeceksin, yoluna çıkacak tüm engellere ve engellemelere karşı sabredeceksin. Eğer bu ilkelere uyarsan, tüm delillere rağmen inanmayanların yapmak istediklerine karşı tek yardımcın Ben olacağım.” (4)

         Sabahattin Gencal, Başiskele - Kocaeli

----------------------




4.      http://www.islamvehayat.com/6296_mu-ogrencilerinden-muddessir-suresi-nin-bize-ogrettikleri.html


******************************************
*******************************************



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder