1 Mayıs 2014 Perşembe

“Kalk da uyar!”


   
          Bismillahirrahmanirrahim
          قُمْ فَأَنذِرْ          
          Kum fe enzir.
          Kur’an-ı Kerim Muddesir  Suresi (74) 2. Ayet

       “Sure, Peygamberimizi ağır ve son derece önemli bir görevi üstlenmeye çağıran yüce bir sesleniş ile söze giriyor.

        Bu görev insanlığı uyarma, onu dünyada kötülükten, ahirette cehennemden kurtarma, henüz fırsat elde iken onu doğru yola iletme görevidir. Bu görev o günlerde bir insana -bu insan bir peygamber de olsa- yüklenebilecek son derece ağır ve zor bir görevdi. Çünkü o günlerin insanlığı öylesine sapık, öylesine günahkar, öylesine inatçı, öylesine söz dinlemez, öylesine azgın, öylesine gözü kara, öylesine kaypak ve öylesine gerçekten uzaklaşmış idi ki, onu gerçeğin sesini dinlemeye çağırmak dünyadaki yükümlülüklerin en ağırı, en sıkıntılısı niteliğinde idi.

         Evet, "Ey örtüye bürünerek saklanan Muhammed, kalk da uyar." Peygamberlik misyonunun en belirgin görevi olarak "uyarmak" farkında olmadan sapıklık akıntısına kapılıp giden gafillere "kendilerini bekleyen yakın bir tehlikeyi haber vermektir. Bu uygulama, yüce Allah'ın kullarına yönelik rahmetinin açık bir göstergesidir. Sebebine gelince kullar yoldan sapmakla yüce Allah'ın görkemli egemenliğinde bir eksilme meydana getiremeyecekleri gibi doğru yola girmekle de O'nun sınırsız mülküne herhangi bir katkıda bulunamazlar.

         Buna rağmen yüce Allah'ın onları ahiretin acıklı azabından, dünyanın mahvedici kötülüklerinden kurtarmak için gösterdiği yoğun ilgi, Peygamberleri aracılığı ile onları af dilemeye çağırması ve onları keremi ile affederek cennetine koyması O'nun engin merhametinin gereğinden başka bir şey değildir.” (1)

        “Razi’nin güzel bir tespiti var derki; Müzzemmil ve Müddessir peygamberlik öncesini anlatır. Kum emriyle sonrasını ortaya koyar.

         Müzzemil’de içe dönük bir eğitim vardı. İçe kalkış vardı. Burada ise dışa doğru bir uyarı, dışa kalkış var.

        Ey Müddessir! Müzzemmil’le birlikte söyleyecek olursak, ey gece kalkıp Kur’an okuyan, ama gündüz ne yapacağını bilemeyen peygamber! Ey Müzzemmil’le "Gündüz senin için uzun bir uğraş var" mesajını alan, ama bunun ne demek olduğunu, nasıl bir uğraş, nasıl bir yüzüş olduğunu bilemeyen peygamber! “Kalk ve inzar et!" Kalk ve uyar! Kalk ve insanların cennet, ya da Cehennem yolunda olduklarını onlara duyur!” (2)

        “Peygamberimizin görevlerinden biri de aymazlık içinde bulunan insanları uyarmak, onlara hakkı ve doğruyu hatırlatmaktır. Peygamberimize bu görev ilk olarak :

        “Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar.” (Müddessir 1-2) ayetiyle verilmişti.” (3)

        Özetle, Allah’tan tüm kullarını uyarma görevi alan Hz. Muhammed (sav) bu görevini hakkıyla sürdürmüştür.

         Hz. Muhammed’in şahsında tüm Müslümanlara verilen bu uyarma görevini yapmakla yükümlüyüz. Hz. Muhammed’in (sav) bir hadisinden de bunu anlayabiliriz:

        “ Sizden biri bir kötülük gördüğünde gücü yetiyorsa eliyle düzeltsin, yetmezse diliyle düzeltsin, onu da yapamazsa, hiç olmazsa kalbiyle buğz etsin. Fakat bu, imanın en zayıf mertebesidir.” (Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd)” Tabii bu görevimizi, ancak uygun yöntemler kullanarak yerine getirebiliriz. (4).

         Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

-----------------------

1.      Prof. Dr. Kutub, Seyyid; Fizilal’il Kur’an; http://www.enfal.de/Kuran-Tevsiri/Kuran_Tefsiri.htm

2.      Aktaş, Şener; Muddesir Suresi 1; http://www.islammedya.com/yazidetay.asp?yaziid=2543

3.      Dr. Kuzudişli, Ali; Hz. Muhammed İnsanlık İçin Bir Uyarıcıdır; http://www.dinibil.com/default.asp?L=tr&mid=1514

4.      Bir Yanlış Görünce, http://semerkanddergisi.com/bir-yanlis-gorunce/





******************************************
*******************************************

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder