30 Mart 2014 Pazar

“Bu, bir öğüt verici, düşündürücüdür. Dileyen, Rabbine doğru, bir yol edinir.”


       Bismillahirrahmanirrahim
       إِنَّ هَذِهِ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَاء اتَّخَذَ إِلَى رَبِّهِ سَبِيلًا
       İnne hâzihî tezkirah(tezkiretun), fe men şâettehaze ilâ rabbihî sebîlâ(sebîlen).
       Kur’an-ı Kerim Muzemmil Suresi (73) 19. Ayet


          Kur’an-ı Kerim Muzemmil Suresi  19. Ayetinde, bazı hatırlatmalardan sonra  verilen mesajda insan kendi iradesiyle başbaşa bırakılıyor:

      (Şüphe yok ki: Bu) Tehditleri içeren âyetler, bu kıyamete ait pek korkunç hâdiseler (bir öğüttür.) o müthiş akıbetleri bir ihtardır, düşünecek kimseler için bir ibrettir. (Artık kim dilerse) Bu âyetlerden, bu beyanattan bir ders alır, uyanır (Rab'bine bir yol tutar) O Kerem Sahibi Mabudun rızâsına, rahmetine kavuşturacak bir yol takip eder, selâmete ve saadete erer.

        Kısacası: Kerîm, Rahîm, Mabudumuz, kullarına lütfen bu kadar hikmeti beyan eden âyetleri, öğütleri ihsan etmiş, onlara delilleri, kanıtları göstermiş, takîb edilecek dosdoğru yolu tâyin buyurmuştur. Artık her kul için lâzımdır ki: Bunlardan istifâdeye çalışsın, bunlara muhalefet ederek kendisini dünyevî ve uhrevî felâketlere, azaplara mâruz bırakmasın. İslâm dininin, gösterdiği kolaylığı takdir ederek ve yücelterek Kerem Sahibi Mâbud'a şükretmeye devam eylesin.” (1)

        Prof. Dr. Mehmet Okuyan bu ayeti Kur’an’ın indirilişi özeti olarak tanımlamaktadır.

        Okuyan, öğüt yerine hatırlatma  kelimesini kullanıyor.  Ancak önceden bildirilenler hatırlatılabilr. Önceden bildirilenleri  geniş anlamıyla ele almaktadır. Fıtratta dizayn edilenler hatırlatılmaktadır.

        Okuyan, bu ayeti açıklarken hatırlatılanları üç grupta ele almaktadır: Birincisi bu ayetten önce hatırlatılanlar, ikincisi Kur’an’ın sunduğu bütün hakikatler; üçüncüsü de bütün peygamberlere gönderilen ilâhi mesajlar. Bütün bu hatırlatmalardan sonra insan kendi iradesiyle baş başa kalmaktadır. Kaderimiz irademizdir. Dileyen kişi Rabbini bulur. Nasıl istiyorsan öyle yap; sonucuna katlanmak şartıyla.

        Okuyan, satır arasında Kamer Suresinin 49. Ayeti üzerinde de durmaktadır: “Hiç şüphesiz, biz her şeyi kader ile yarattık.” Buradaki kader ölçü anlamındadır. Her şeyin bir ölçüsü, kıymeti var; yaratılışın amacı var. Bu açıklamdan sonra “kaderimiz irademizdir.” Sözünü daha iyi değerlendirebiliriz. Başka türlü olsaydı yaptıklarımız imtihan konusu olmazdı.  İnsan davranışının sonunda kaderini inşa eder. (2)
       Sabahattin Gencal, Başiskele - Kocaeli

 ------------------------

1.      Bilmen, Ömer Nasuhi; Kur'anı Kerimin Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri; http://www.tahavi.com/tefsir/073.html

2.      Prof. Dr. Okuyan, Mehmet, (video) http://www.youtube.com/watch?v=rye-XTqbxRc

 ******************************************
*******************************************

2 Mart 2014 Pazar

“Gök bile o yüzden parçalanır. O'nun vaadi gerçekleşmiştir.”

    

     Bismillahirrahmanirrahim
      السَّمَاء مُنفَطِرٌ بِهِ كَانَ وَعْدُهُ مَفْعُولًا
    Es semâu munfatırun bih(bihî), kâne va’duhu mef’ûlâ(mef’ûlen).
     Kur’an-ı Kerim Muzemmil Suresi (73) 18. Ayet


      Kur’an- Kerimde Ahiret Gününü anlatan ilk ayet olan  Kur’an-ı Kerim Muzemmil Suresi  14. Ayetinde : “O günde ki yer ve dağlar sarsılır ve dağlar eriyip akan bir kum yığınına dönüşür.” tasviri yapılıyor. 17. Ayette çocukların bile saçlarını ağartan bir kıyamet tablosu çiziliyor. 18. Ayette de göğün parçalanmasıdan söz ediliyor. Başka deyişle canlı ve cansızlar üzerindeki  kıyamet etkisi canlandırılıyor ki  müşrikler inkâr ve nankörlüklüklerine devam etmesinler.

        Prof. Dr. Mehmet Okuyan,  Kur’an-ı Kerim Muzemmil Suresi (73) 18. Ayetini onlarca sene yanlış tefsir ettiklerini beyanla bu konuda Mustafa İslamoğlu’nun görüşlerine katıldığını söylemiştir. Amaç semanın parçalanacağını belirtmek değil hesap gününün başlayacağını belirtmektir. Bu ayette yeni bir sistemin, yeni bir hayatın başlaması işaret edilmektedir.. (1) Elmalı da bu konuya değinmiştir.

        “O gün sebebiyle gök çatlayacaktır. O öyle dehşetli bir gün ki yalnız dağlar erimek, çocuklar kocalmakla kalmayacak, o yüksek gök bile yarılıp ayrılacak, ilâhî emir gelip yeni bir âlem kurulacak. Böyle şey olur mu? denilmesin. Allah'ın vaadi yapılagelmiştir.” (2)
        Ali Küçük Hoca da, bu konuyla ilgili olarak değişik anlatımla aynı şeyleri söylüyor:

       “O günün dehşetinden o çetin bildiğiniz, cesîm bildiğiniz gök bile çatır çatır çatlayıp yarılmıştır, paramparça olmuştur. Ya da önceki sûrelerle birlikte diyecek olursak, gökyüzü yarılacak, kapı kapı olacak ve oradan Allah’ın melekleri ineceklerdir. Ellerinde amel defterleri olduğu halde melekler inecekler, kaza makamı oluşacak, ya da yeni bir arz, yeni bir semâ oluşacaktır.

        Peki, gerçekten bu olacak mı? Gerçekten oluşacak mı bütün bunlar? Evet Allah vaat etti, bunlar olacaktır. Allah vaad etti mi, O’nun sözü kesinlikle yerine gelecektir, kimse onun önüne geçemeyecektir.” (3)

        Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

---------------------------

  1.     Prof. Dr. Okuyan, Mehmet, (video) http://www.youtube.com/watch?v=rye-XTqbxRc

2.       Yazır, Elmalı’lı Muhammed Hamdi;  Hak Dini Kur’an Dili, http://www.kuranikerim.com/telmalili/muzzemmil.htm

3.      Küçük, Ali, Besair’ul Kuran, Muzemmil suresi, http://besairulkuran.blogspot.com/2012/12/muzzemmil-suresi.html

Ayrıca bakınız:





******************************************

*************************************