30 Haziran 2014 Pazartesi

“Çok bularak başa kakma yaptığın iyiliği!”

  

        Bismillahirrahmanirrahim
       وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ     
        Ve lâ temnun testeksir(testeksiru).
        Kur’an-ı Kerim Muddesir  Suresi (74) 6. Ayet


      Müfessirler,  Kur’an-ı Kerim Muddesir  Suresi  6. Ayetinin  birkaç anlamı içerdiğini belirtmişlerdir:

     “Ümmetine karşı yapmakta olduğun güzel vazifeleri, nasihatleri (çok görerek) onlara (minnette bulunma) başlarına kakma, sırf Allah rızâsı için ümmetini irşada çalış, mükâfatını Cenab-ı Hak'tan bekle.      Diğer bir görüşe göre de: Yaptığın bir iyilik karşılığında halktan daha büyüğünü gözetme, mükâfatını yalnız Kerem Sahibi Mâbud'dan gözet, onun yüce razısını kazanmaya çalış.” (1)

     “Peygamberimiz yeni görevi sırasında çok özverilerde bulunacak, çok şeyini feda edecek, hesaba gelmez emek, çaba ve enerji harcayacaktır. Fakat Allah Ondan özverilerini çok görmemesini, büyütmemesini ve başa kakmamasını istiyor. Fedakârlıklarının hesabını tutan insanlar bu davayı yürütemezler. Bu dava bağlılarından o kadar çok fedakârlıklar ister ki insan ancak yaptıklarını hemen unutursa bu istekleri göğüsleyebilir. Hatta gerçek dava adamı bu yoldaki özverilerini hiç aklına bile getirmemelidir. O kadar kendini Allah'a adamış olmalıdır ki, bütün emeklerini ve gayretlerini yüce Allah'ın kendine yönelik lütfu ve bağışı olarak algılamalıdır. Gerçekten bu yoldaki çabalar yüce Allah'ın kullarına sunduğu bir ayrıcalıktır. Yüce Allah tarafından seçilmiş olmanın ve bu yolda çalışma başarısına erdirilmenin göstergesidir. Buna göre bu uğurda çalışma fırsatına kavuşmak yüce Allah'a şükretmeyi gerektiren bir seçilme, bir ayıklanma, bir onurlandırmadır; yoksa başa kakılacak ve gözde büyütülecek bir angarya değildir.” (2)

     “Metinde "Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma" diye geçen cümlenin anlamı çok geniştir. Bir kelime ile tam olarak tercüme edemeyiz:
     Bir anlamı şudur: "İhsanda bulun, bağış yap, cömert ol, iyi muamelede bulun. Bunların hepsini sadece ve sadece Allah rızası için yap. Bunları yaparken hiçbir dünyevî menfaat bekleme. Diğer bir söyleyişle: "Allah için ihsan et, kendi menfaatini sağlamak için ihsanda bulunma" demektir.

     İkinci anlamı şudur: "Senin peygamberliğin aslında büyük bir ihsandır ve senin aracılığın ile insanlara hidayet ulaşmaktadır. Bu yüzden başka insanlara ihsanda bulunuyoruz diyerek bir gösterişe kapılma ve bundan kişisel bir çıkar gütme" demektir.

    Üçüncü anlamı da şu olabilir: "Senin yaptığın bu hizmet çok büyüktür. Ama sakın ben büyük bir iş yapıyorum gibi düşüncelere kapılma. Bu peygamberlik vazifesini yerine getirmek için canını ortaya koyarak Allah'a bir iyilikte bulunmakta olduğunu zannetme."(3)

    “Bu Âyet, İbn - i Mes'ûd kıraatinde ve lâ temnün en testeksira olarak okunmaktadır. منّ - menne sözcüğü vermek ve verdiğini başa kakmak anlamına geldiği gibi, bazen "zaaf göstermek" anlamında da kullanılmaktadır. Bu nedenle Âyetin "Yaptığını çok görerek zaaf, gevşeklik gösterme!" şeklinde anlaşılması da mümkündür.” (4)

     Özetle, Kur’an-ı Kerim Muddesir  Suresi  6. Ayetinden anladığımız şudur:

     Karşılık beklemeden, Allah rızası için iyilik yapmak gerekir. İyiliği başa kakmak uygun davranış değildir. Yine iyiliği yeterli bulup gevşemek de doğru değildir. Özveri göstererek Allah için ihsan etmeye, irşat etmeye devam etmelidir.
      Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

     --------------------------

1.      Bilmen, Ömer Nasuhi; Kur'anı Kerimin Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri; http://www.tahavi.com/tefsir/074.html

2.      Prof. Dr. Kutub, Seyyid; Fizilal’il Kur’an, http://www.enfal.de/Kuran-Tevsiri/Kuran_Tefsiri.htm

3.      Mevdudi,  Ebu’l-Alâ; Tefhimu’l-Kur’an (Kur’an’ın Anlamı ve Tefsiri http://kuranikerimmealleri.blogspot.com/2007_07_17_archive.html

4.      Yılmaz, Hakkı; Tebyinul Kuran; 


 ******************************************
*******************************************

11 Haziran 2014 Çarşamba

“Uzaklaştır kendinden pisliği!”


        Bismillahirrahmanirrahim
        وَالرُّجْزَ فَاهْجُرْ    
        Verrucze fehcur.
        Kur’an-ı Kerim Muddesir  Suresi (74) 5. Ayet
 
        “Kötü şeylerden (pislikten) sakın (uzak dur). Buradaki kötü şeylerden ve pislikten kasıt her türlü pisliktir. Akidedeki, düşüncedeki, ahlak, amel, beden elbise ve yaşantıda ki pislikler vs. Yani çevrende, toplumda her türlü pislik yaygın haldedir, işte bundan kendini temiz tut. Kimse; “Bu başkalarına bir şeyler anlatıyor ama kendisi bile yaşantısında bu kötülüklerden arınmış değil”  dememelidir.

 
        Ayeti kerimeye; putlara ibadetten uzak dur, yaklaşma manası da verilmiştir. İbn Abbâs’tan nakledildiğine göre;  kötü şeyler anlamına gelen “rücz” kelimesi putlar demektir.  Binâealeyh putlardan kaçın,  şeklinde mânâ vermiştir.

 
        Es-Sabûnî şöyle der: Yüce Allah’ın Kötü şeylerdense sakın ayeti, bütün güzel ahlakı kapsayan bir sözdür. Sanki peygamber (sav)’e şöyle denilmiştir: Kabalıktan, beyinsizlikten ve çirkin olan her şeyden uzak dur. O müşriklerin ahlakı ile ahlaklanma. Burada “uzak dur” emrinden maksat, “uzak durmaya devam et” demektir. Nitekim Müslüman, “bizi doğru yola ilet” (Fatiha: 6) der. Bu, Müslümanın, doğru yolda olmadığı manasına gelmez. Aksine bu, “bizi doğru yolda sabit kıl” demektir.” (1)

 
        “Âyet peygamberimize şu mesajı vermektedir: "Onlar seni efsaneleştirmişlerdi. Sen onların gözünde de sağlıklı, varlıklı ve yüce ahlâklı birisin. Bu niteliklerin nedeniyle seni vahye muhatap kılıp peygamber seçtik. Sakın pisliğe bulaşma! Karizmanı, imajını lekeleme! Seni lekeleyecek her türlü işten, davranıştan uzak dur, şaibeden kaçın!"

 
        Âyetin mesajını alan peygamberimiz, kendisine verilen bu emirden sonra ticareti ve kendisine çamur atılabilecek her türlü işi terk etti. Aksi halde karşıtları onun hakkında bir takım iddialar, iftiralar düzerek insanların zihinlerini bulandırabilirlerdi. Peygamberimizin Allah'tan gelen bu emre uymasıyla müşriklerin çamur atma yolları tamamen tıkanmış oldu.

 
        Toplumsal rolleriyle önde olanların altına girdikleri risklerden biri de karşıtları tarafından üretilen imaj sarsıcı iddialara maruz kalma olasılığıdır. Çağımızda birçok yöneticinin usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarıyla itham edilmesi, hatta gerçek ya da gerçek dışı suçlamalarla yargı önüne getirilmesi bize bu sosyolojik yasanın nasıl işlediğini göstermektedir. Yüce Allah yukarıdaki emriyle peygamberini uyarmakta, onu kendi toplumu önünde bu tür ithamlarla yıpratılmasını önleyecek bir ahlâkla donatmaktadır.” (2)

 
        “Bu ayet de tıpkı bir önceki ayet gibi manevî-ahlakî bir boyuta sahiptir ve geniş anlamda insanı maddî-manevî her türlü kirden, gayri insanî tüm düşünce, tutum ve davranışlardan uzak durmaya davet etmektedir. Aksi halde şirk bataklığına gömülenler, pisliğe bulaşanlar, gayri insanî tutum ve davranışlarda bulunmayı kendilerine yol edinenler, gökten verilecek karşılığa hazır olmalıdırlar. Bütün bunların yanı sıra ayetin bize verdiği mesaj şudur: İman ve hareket adamının hayatında şirke, pisliğe, günaha yer olmamalıdır!” (3)

 
        Özetle, Her türlü olumsuzluğu kendimizden uzaklaştırmalıyız.
 
        Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

----------------
 

2.      Yılmaz, Hakkı; Tebyinul Kuran;