8 Temmuz 2015 Çarşamba

“Bir kez daha kahrolası, nasıl bir ölçü kullandı?!”



     Bismillahirrahmanirrahim
     ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
     Summe kutile keyfe kadder(kaddere).
     Kur’an-ı Kerim Muddesir  Suresi (74) 20. Ayet

            Kur’an-ı Kerim Muddesir  Suresi 19. Ayetindeki Muğire’yi yadırgama ve onunla alay mesajı 20. Ayette pekiştiriliyor.

           “Sonra kahrolası, nasıl da takdir etti ya!.. Bu tekrar, hem hakareti vurgulamaya, hem de her iki âyette geçen takdirin farklı olduğuna işarettir.” (1)

             “Muddessir Suresinde; ” Ayetlerimize karşı bir inatçı kesildi “(16) diye tanımlanan kişi için deniliyor ki;

             " Derin derin düşündü o; ölçtü biçti. Kahrolası nasıl bir ölçü kullandı? Bir kere daha kahrolası nasıl bir ölçü kullandı? Sonra baktı. Sonra yüzünü buruşturdu, kaşlarını çattı. Sonra arkasını döndü ve böbürlendi. Şöyle dedi: Bu, rivayet edilerek gelen bir büyüden başka şey değil. İnsan sözünden başka bir şey değil bu." (Muddessir 18-25)

           Şimdi, söz konusu ayetleri bu bilgiler ışığında yorumlarsak:

           1- Allah’ın ayetlerine karşı çıkan kişi cahil ya da aptal değil. Düşünüyor; demek ki aklını kullanıyor. Ayetleri okuyor; demek ki okuyup yazma ve değerlendirme yeteneği var.

            2- Ayetleri görür görmez karşı çıkmıyor. Yukarıdaki ayetlerden, belli bir süre araştırma yaptığını anlıyoruz.

        3- Allah; " Nasıl bir ölçü kullandı?" diye soruyor bizlere. Hem de iki defa. Böylece bu sorunun cevabını bulmak da bizlere farz oluyor!

         Sonuç olarak diyebiliriz ki; Sekar’a fırlatılacağı belirtilen bu kişi, aklını ve mantığını, nefsinin belirlediği ölçüye göre kullanarak hüküm veriyor!.. Bir başka deyişle; Aklını ve mantığını nefsin yolunda harcıyor.

          Mantığı, nefse yani “benliğe” benzer. Her ikisinin de ortak özelliği, birimsellik bilincini taşıyor olmalarıdır:

         Mantığı, birimsellik bilincinden çıkarıp,   "Tek" lik bilincine ulaştırabilirsek, nefsimizi de eğitebiliriz. Bu nedenle, önce mantığımızı eğitmeliyiz. Mantığımıza; aklımız ile, birimsellik bilinci ile hareket eden nefsimizin de bütünün parçası olduğu, başka bir deyişle; bizdeki cüzi nefsin kaynağının Külli Nefs olduğu bilgisini iletmeliyiz.
        …
        Her insanın mantık ölçüsünü, önyargıları belirler. Önyargılardan kurtulduğumuz ölçüde ise mantığımızın çerçevesi genişler. Bu nedenle de, her insanın mantık ölçüsü farklıdır. Mantığın, bu yoldaki görevi ise; cüzi aklı, Külli Akıl’a bağlamaya yardımcı olmaktır.”

           Özetle, mantığımızı Külli akla bağlayabilme çabasında olmalıyız.

          Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

-------------------
1.               Yazır, Elmalı’lı Muhammed Hamdi;  Hak Dini Kur’an Dili; http://www.kuranikerim.com/telmalili/muddessir.htm
2.               Özkavalcığlu, Ceyhan; http://www.diniyazilar.com/2011/03/iman-butunlugunde-mantigin-rolu/




******************************************
*******************************************